|
Bir çok annede, anne sütü 6. aydan sonra
bebeğin beslenme ihtiyacını karşılamaya yetmez. Bu nedenle adım adım ek
gıdalara başlanması önerilir.
Yenidoğan bebek: Yenidoğan bir bebek için en iyi gıda anne sütüdür. Öyle ki,
yaşamın ilk 4 ile 6 ayı boyunca, başka hiçbir ek gıda gerekmeksizin, anne
sütü bebeğin tüm ihtiyaçlarını karşılamak için yeter. Bu dönemde bebeğe ek
olarak verilmesi gereken tek destek D vitaminidir.
NEDEN ANNE SÜTÜ?
Anne sütünün üstünlükleri aşağıdaki gibi özetlenebilir:
1. Her annenin sütü kendi bebeği için özel olarak yapılır. Anne sütünde inek
sütünde bulunmayan ve laboratuarda üretilmesi mümkün olmayan 100’den fazla
bileşen vardır. Buna ek olarak formüle mamalardan (kutu veya şişe mamalar)
farklı olarak, anne sütünün içeriği, bebeğin sürekli değişen ihtiyaçlarını
karşılamak için sürekli değişir ve yenilenir. Örneğin anne sütünün sabah
saatlerindeki bileşimi akşamüzeri bileşiminden, bebeğin birinci ayındaki
bileşimi yedinci ayınkinden, farklıdır. Ayrıca prematüre bir bebek için olan
anne sütü bileşimi, zamanında doğan bir bebek için olandan farklılıklar
gösterir.
2. Daha iyi sindirilebilirlik, daha az kabızlık veya ishal: Anne sütü
bebeğin hassas ve halen gelişmekte olan sindirim sistemi için
hazırlanmıştır. Anne sütündeki protein (çoğunlukla lactalbumin) ve yağ, inek
sütündeki protein (çoğunlukla kazeinojen) ve yağa göre daha rahat
sindirilebilir. Genel olarak anne sütü ile beslenen bebeklerde ishal veya
kabızlık gibi problemler hemen hemen hiç görülmez.
3. Daha az sodyum (tuz) ve protein: Anne sütünün tuz ve protein içeriği inek
sütüne göre daha az olduğu için, yenidoğanın gelişmekte olan böbreğine daha
az yük bindirir.
4. Daha az alerji riski: Anne sütüne alerji geliştirme durumu hemen hiç
görülmez, bebekler nadiren annenin yediği ve süte geçen bir gıdaya hassas
ise buna reaksiyon verebilir. Oysa ki inek sütü bazlı formüle mamalara her
10 bebekten birinde alerji geliştirebilir.
5. Daha iyi kalsiyum emilimi: Anne sütündeki kalsiyum, inek sütü bazlı
mamalara göre daha iyi emilerek bebeğin kan dolaşımına katılır. Bu anne
sütündeki fosfor miktarının da göreceli olarak az olmasına bağlı olabilir.
6. Anne sütü ile beslenen bebeklerde daha az pişik görülür.
7. Anne sütü bebeği çeşitli hastalıklardan koruyan bağışıklık maddelerini
(antikorlar) bebeğe vererek bağışıklık sistemini güçlendirir. Anne sütü ile
beslenen bebeklerde kulak iltihabı, soğuk algınlığı gibi hastalıklar daha az
görüldüğü gibi, hastaneye yatmayı gerektirecek mikrobik hastalıklar da bu
bebeklerde daha az görülür.
8. Anne sütünün bebeği obeziteden koruduğuna ilişkin bilimsel araştırma
verileri mevcuttır.
9. Psikolojik kazançlar: Daha kuvvetli anne-bebek ilişkisi. Anne sütü
verilmesi sırasında anne ile bebek arasında çok özel bir bağ kurulur. Bu
bebeğin psikolojik gelişimine de olumlu katkıda bulunur.
10. Anne sütü, verilmesi çok rahat bir besindir: Her zaman kullanıma hazır,
temiz ve ideal sıcaklıktadır. Bebeğin ihtiyacı olan heryerde ve herzaman
verilebilir. Anne sütü mamalar ile karşılaştırıldığında aynı zamanda çok
ekonomik bir besindir.
11. Anne sütünün anne sağlığı için de pek çok faydası bulunur.
YAŞAMIN 2. - 6. AYINDA BESLENME
Bebek 6 aylık olduğunda çeşitli besinleri sindirme ve absorbe etme (sindirim
sisteminden kan dolaşımına alma) ve metabolize etme (işleme), kullanma ve
vücuttan atma kapasitesi, bir erişkindeki kapasiteye yakın olur. Buna ek
olarak çoğu bebekte 6 aydan sonra dişler çıkmaya başlar. Dişlerin çıkması
ile beraber diyetteki karbonhidratların (şekerli, nişastalı gıdalar) diş
çürüğü gelişmesine etkisinin de dikkate alınması gerekir. Bu dönemden
itibaren bebek daha aktif olup, çevresini keşfetmeye başlar.
Bebeklerde ek gıdalara 4-6 aydan sonra başlanması önerilir. Pek çok annede
anne sütünün üretilme hacmi 6. aydan sonra bebeğin tüm beslenme
ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyebilir. Bu özellikle “demir” için
geçerlidir. Bu nedenle, sadece anne sütü ile beslenmekte olan bebekler için
4-6 aydan itibaren başlanan ek gıdalar, önemli besleyici maddeler
içermelidir.
Ek gıdalar çerçevesinde anne sütünün yetersiz olduğu annelerde, formüle
mamaların da bebeğe verilmeye başlanması vardır. Ayrıca anne sütü ve formüle
mama dışı ek gıdalar bu kapsamdadır.
Ek gıdalara geçilirken altın kurallardan birisi de, bunlara adım adım
başlayıp yavaş yavaş miktarı ve çeşitliliği arttırmaktır.
Ek gıdalara başlamak için uygun zamanın geldiğini gösteren ipuçları (Ek
gıdalar için bebeğin hazır olduğunu gösteren gelişimsel işaretler):
* Bebeğin yardımsız /desteksiz oturabilmesi
* Dille itme refleksinin azalması
* Baş-boyun kontrolü olması, yiyeceği reddederse bunu rahatça yapabilmesi
Tahıllar (serealler): Demir için iyi bir kaynak olup, genellikle ilk
başlanan ek gıda olmalıdırlar.
Sebzeler ve meyveler tahılların ardından beslenmeye eklenir.
Kısa süre sonra da et grubu ve en son da yumurta diyete eklenir.
Her seferinde sadece tek bir yeni gıda eklenmeli ve yeni ek gıdalara
başlamak için en az 3-4 gün beklenmelidir. Bu süre, verilen herhangi yeni
gıdaya karşı bir besin alerjisi gelişip gelişmediğini gözlemlemek açısından
önemlidir. Bu özellikle ailede alerji öyküsü varsa önem kazanır.
Ek gıdalar evde hazırlanabilir veya hazır alınabilir. Hazır alınan ek
gıdalarda genel olarak demir katkısı da bulunmaktadır. Ayrıca hazır ek
gıdalar değişik kıvam ve pütürlülük derecelerinde hazırlanmış olup, bebek
büyüdükçe ve geliştikçe daha pütürlü ve tanecikli gıdaları tolere
edebileceği için giderek uygun çeşitler seçilebilir.
Evde hazırlanan, tek et çeşidi ve bir veya birden fazla sebze içeren
çorbalar çok popülerdir. Ancak bu gıdaların protein içeriği et püresi kadar
fazla değildir. Puding ve tatlılar (muhallebiler) de anneler tarafından
tercih edilmekle birlikte, bunlar süt ve yumurta içerdikleri dışında, çok
fazla besleyiciler içermeyip sadece kalori (enerji) kaynağıdırlar. Ayrıca
yumurta içeren besinlerin bebeğe verilmesi genel anlamda daha geç olmalıdır.
Bu, özellikle ailede gıda veya diğer etkenlere karşı alerji öyküsü varsa,
önem kazanır.
Bebek yumurtayı tolere edebildiğini kanıtlayana dek ertelenmelidir. Örneğin,
katı haşlanmış bir yumurta sarısının ezilerek verilmesi sonrası bunu tolere
etme.
Özellikle 4 aylıktan küçük olup yavaş büyüyen (kilo ve boy) bebekler için
anne sütü alıyorsa anne sütü, formüle mama alıyorsa bu mamanın sıklık ve
süresinin artırılması gerekir. Bu durumdaki bebeklerde erken olarak katı
gıdalara geçilmesi uygun değildir.
Katı gıdalara başlanınca, bebekler anne sütü /formüle mama alımını
azaltırlar. Oysa ki süt, püre yapılmış et ve yumurta sarısı haricindeki tüm
katı gıdalara göre kalori açısından daha zengindir ki bu katı gıdalar, ek
gıdalar çizelgesinde daha ileriki aylarda yer alır.
Bebeklere asla sosis, pişmemiş havuç, patlamış mısır, yuvarlak şeker ve üzüm
gibi yiyecekler verilmemelidir. Bunlar solunum yollaına kaçıp boğulmaya
neden olabilirler.
6. aydan sonra bardak ile meyve suyu verilmeye başlanabilir ancak günde
yarım su bardağını (yaklaşık 100-120 cc) geçmemesi önerilir.
Genel anlamda sağlıklı olan bebeklere çok sıcak hava veya sıvı kaybına
yolaçan ishal gibi durumlar dışında su ile takviye yapmak gerekmez.
Bebeklere 12 aydan önce bal verilmemelidir. Botulismusa yolaçabilir. |
 |