Prof. Dr. Elif Özmert, ABÖS hakkında çalışmaların, bazı uygulamaların
ani bebek ölümü riskini artırdığını ortaya koyduğunu dile getirdi.
Yeni doğan döneminde meydana gelen ölümlerde bebeğin yatağı ve yatma
şeklinin belirleyici olduğunu belirten Özmert, şunları söyledi: “Bebeği yüz
üstü yatırmak, ani bebek ölümü sendromu riskini 9 kat artırıyor. Küçük
bebekler, yüz üstü pozisyondayken uyku sırasında solunum merkezleri ve
dolaşım merkezlerini yeterince denetleyemeyebiliyorlar. Yapılan
çalışmalarda, aniden ölen bebeklerin, diğer bebeklerle karşılaştırıldığında
9 kat daha fazla yüzüstü yatırıldıkları görülmüş. Anne ve babalara,
bebeklerini besleyip gazını çıkarttıktan sonra, sırt üstü yatırmalarını
öneriyoruz. Yan yatırmada bile bir miktar risk var.
BEBEK YATAKLARININ ÖNEMİ
Bebeklerin yatakta boğulmalarına yol açan nedenlerden birinin de
yatağın yumuşak olması olduğunu ifade eden Özmert, yan bile yatırılsa yatak
yumuşaksa, bebeğin ağzı veya yüzünün yatağın içine gömülebileceğini, bebeğin
havasız kalıp ölme ihtimalinin artabileceğini anlattı. “Bebek yatakları
kesinlikle sert olmalı” diyen Özmert, oyun parkı gibi, başka amaçlar için
üretilen eşyaların yatak olarak kullanılmasını kesinlikle önermediklerini
vurguladı.
Yatağın içine konulan her türlü süs eşyası, yastık ve oyuncaklar ile
yatağa asılan nazar boncuklarının da kazalara ve boğulmalara sebep
olabildiğini belirten Özmert, şöyle devam etti:
“Bir yayında şöyle bir örnek vardı: Annenin saçı bebeğin parmağına
dolanmış, bebeğin elinde de eldiven var. Bebek sürekli ağlıyor. Aile
nedenini bulamıyor. Doktora götürüyorlar. Doktor bir bakıyor, saç teli
bebeğin parmağına dolanmış ve parmak kangrene dönüşmüş. Yani bir saç teli
bile bebeğin parmağının kopmasına neden olabilir. Bu nedenle aileler çok
dikkatli olmalı. Yatağın içinde bebeğin ve üzerine örtülecek örtünün dışında
bir şey konulmamasını tavsiye ediyoruz. Yatağın içine süs amaçlı, gereksiz
hiç bir şey konulmamalı.
Ayrıca beşiğin kenarlarının genişliği, bebeğin başının çıkamayacağı
kadar dar olmalı ve yatakla beşik arasında boşluk bulunmamalı. Bebek elini,
ayağını, başını o boşluğa sokup kendini yaralayabilir.”
“SİGARASIZ EV, SİGARASIZ ARABA”
Bebeğin sigara dumanına maruz kalmasının da Ani Bebek Ölümü Sendromu
riskini 3-4 kat artırtığını belirten Özmert, çocuğun yanında sigara
içilmesinin yanı sıra çocuğun yaşadığı evde sigara içiliyor olmasının da o
bebeğin sigaraya maruz kaldığını gösterdiğini söyledi. Özmert, sigaranın
bebeklere verdiği zararları şöyle anlattı:
“Sigarayı sokakta bile içseniz, akciğerlerinizde depolanmış hava ile
solunumu verdiğiniz zaman, sigaranın içindeki zararlı maddeleri bebeğin
bulunduğu ortama bırakmış oluyorsunuz. Hatta üzerinize sinen dumandan bile,
sigaradaki zararlı maddeler bebeği etkileyebiliyor. Aileler kendi
sağlıklarının yanı sıra çocuklarının sağlığı için mutlaka sigarayı
bırakmalılar. ‘Ben sigarayı mutfakta ya da tuvalette içiyorum’ bahanesi
kesinlikle geçerli değil.”
Özmert, aileleri, bebekleri yanlarında iken arabada hatta açık hava da
bile sigara içmemeleri konusunda uyararak, “Şu sloganı benimsemekte fayda
var:Sigarasız ev, sigarasız araba” diye konuştu.
“BEBEĞİ NORMAL GİYDİRİN”
Yeni doğan bebeklerin ilk bir kaç ayda terleyemediklerini ve
titreyemediklerini, yani vücut ısılarını ayarlayamadıklarını anlatan Özmert,
şunları söyledi:
“Dolayısıyla bebekler çevre ısısı neyse bunu vücutlarına yansıtırlar. Bu
yansıtmadan kaynaklanan zararları en aza indirebilmek için bebeğin odasının
sıcaklığının 22-24 derece civarında tutulması gerekir. Ayrıca bebeklere
normal kıyafetler giydirilmeli. Eğer yeni doğan bebekler soğuktaysa, mutlaka
şapka giydirilmelidir. Bebekleri fazla giydirmek, fazla ısıya maruz
bırakmak, Ani Bebek Ölümü Sendromu riskini artırıyor.” |